Her devletin askere ihtiyacı olmayabilir, ama çoğunun vardır. Özellikle de Türkiye'nin bulunduğu konumda (her ne kadar bu söz kullanıla kullanıla içi boşaldıysa da) askerî güç olmazsa olmaz bir olgu.Türkiye'de devletin gelir-gider denkleminden kalanın inanılmaz bir kısmıyla desteklediği (ki bu da devlete değil vatandaşa ait olan paradır sonuçta), bunun yanısıra vatandaşların eğitim, sağlık, kültür gibi önemli ihtiyaçlarından kesintiye gidildiği gibi, bir de hayatlarını tam ortasından bölerek "vatan borcu" adı altında ödedikleri bir borç vardır.
Türk halkının gelir düzeyi düşünüldüğünde, askeriyede sağlanan şartlara hiç desteksiz sahip olabilecek çok fazla insan yoktur. Bu yüzden de, bu durumda olup askerliğini yapanların pek çoğu askerliği haklı olarak, "nispeten iyi bir ortamda, mutlu ama biraz zor geçirilmiş olgunlaştırıcı bir dönem" olarak görmektedirler.
Oysa günümüz toplumunda işini düzgün yapmak için her gün gelişmeleri teker teker takip etmesi gereken eğitimli kesim, zorunlu askerliği desteklese de desteklemese de, pratikte bu uygulamadan zarar görüyor olabilir. Çünkü bu ülkenin teknik seviyesini yükseltecek mühendisler mezuniyetten sonra aylarca güncel gelişmelerden uzakta hizmet veriyor, ekonomistler mezun olduktan sonra aylarca kantin işletme gibi az verimli işlerde çalışıyor, her şeyden önemlisi, her alanda alternatif fikirler ortaya koyarak ülkenin ufkunu açıp seviyesini yükseltecek insanlar aylarca ne emredilirse onu yapıyor ve emir dinlemezlerse cezalandırılıyor. Hayatını, fikir üreterek ve bu fikirleri tartışarak geliştirmeye adamış beyinler, karşısındaki insana cevap bile veremeden aylarını geçiriyor. Söz konusu hizmet sona erdiğinde bu davranış şeklinin kişinin zihnine işlemediğini söylemek çok büyük bir iddia olacaktır.
Peki zorunlu kısa ve uzun dönem askerlik yapanlardan mevcut şartlarda ne kadar etkili bir ordu oluşturulabilir? Konusunda profesyonelleşme şansı bulamazsa ordumuzun hayatı boyu askerlik yapanlardan oluşmuş bir kuvvet karşısında ne derece mücadele edeceğini düşünüyoruz? Yüksek eğitimli timlerimiz olmasaydı kısa veya uzun dönem eğitimle silah altına alınmış askerlerimizle terörle mücadelede mevcut başarı yakalanabilir miydi mesela? Sonuçta, şu anda mevcut zorunlu askerliğin ülkeye sağladığı kazanç, zararını karşılıyor mu?
Profesyonel ordudan bahsedildiğinde sık sık örnek olarak gösterilen başarısızlıkların (Vietnam, Irak, vs.), dünyanın öbür ucunda koca bir ülke ele geçirme çabası olduğunu unutmamak gerek. Eğer biz de bir gün kendi toprağımızdaki canilerle uğraşmaktan kurtulup, Bolivya'yı, Kosta Rika'yı işgal etmeye çalışırsak, ancak o gün gerçek bir başarı karşılaştırması yapabiliriz.
Kişisel fikrimi söyleyecek olursam, o gün gelene kadar belli bir yaşın üstünde olan her erkeğin sabah kaçta kalkıp gece kaçta yatacağına, gün içinde neler yapacağına ve kimin sözünü dinleyeceğine karar vermeye hakkı olması gerekir.
Yine de bu fikirlerimi kanun karşısında uygulayamam. Bu gibi durumlarda insan savunmadığı davranışı, haksız yere suçlu sayılmaya tercih edebilir. Yine de en azından "keşke"leri dile getirmek gerek, böylece belki ülkemizin gelecekte izleyeceği yollar için ortaya alternatifler koyabiliriz. Bu da ülkesini seven her insanın yapabileceği en büyük vatanseverliktir bence. Ve en önemlisi, bu ülkeyi ilerletmek adına fikir üretmek düşünülebilecek en büyük vatan borcudur.